Sınırların İçinde Sonsuz Hareket: "Tanrıyı Gören Köpek"
- 31 Oca
- 2 dakikada okunur

Dino Buzzati’den Sahneye: Vicdanın Somutlaştığı An
Arşivimizin sayfalarını 18 Ocak 2024 akşamına çeviriyoruz: Fuaye Ankara rotasını bu kez Yakîn Tiyatro’ya kırmış; Eskişehir’den gelen genç ve dinamik bir esintiye, Tiyatro Step’in "Tanrıyı Gören Köpek" oyununa kapılarını aralamıştı. Dino Buzzati’nin aynı adlı öyküsünden sahneye taşınan bu eser, dinsizlerin yaşadığı bir köyde "vicdan" kavramının bir köpeğin bakışlarında somutlaşmasını anlatırken; sahnede izlediğimiz şey, klasik bir anlatıdan ziyade bedenin sınırlarını zorlayan bir ritüeldi.
Dikdörtgenin İçindeki "Boş Alan"
Oyunun en çarpıcı yanı, kuşkusuz Peter Brook’un "Boş Alan" kuramını selamlayan mekân kullanımıydı. Beş oyuncunun, sahne zeminine çizilmiş dar bir dikdörtgenin içine performanslarını sıkıştırarak yarattıkları o yoğun atmosfer, dekorsuzluğun gücünü kanıtlıyordu. Seyirci olarak tanıklık ettiğimiz, sadece bir hikâye değil; o daracık alanda kurulan kusursuz bir senkronizasyondu. Metnin mi harekete, hareketin mi metne hizmet ettiği sorusu, sahnedeki o akışkanlığın içinde eriyip gitmişti.
Okul Sıralarından Sahneye: Bir Yoldaşlık Hikâyesi
Oyun sonrası ekiple gerçekleştirdiğimiz söyleşi, sahnede gördüğümüz o "organik bağın" sırrını açığa çıkardı. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda başlayan öğrencilik serüvenlerini, mezuniyet sonrasında dağıtmayıp "birlikte üretme" inadıyla sürdüren bir ekipti karşımızdaki. Oyunu uyarlayan hocaları Dr. Arzu Turan’ın rehberliğinde, provaların başlangıçta metinden bağımsız, tamamen birbirini dinleme ve bedensel uyum üzerine kurulu olduğunu öğrendik. Sahnede izlediğimiz o bütünlük, sadece teknik bir başarı değil, yıllara yayılan bir yoldaşlığın yansımasıydı.
Geleceğe Dair Umutlu Bir Not
Sohbetimiz boyunca Buzzati’nin metnindeki ahlaki katmanlardan ışık kullanımına kadar pek çok teknik detay konuşulsa da, gecenin sonunda bizde kalan asıl tortu "umut" oldu. Tüm zorluklara rağmen alternatif tiyatro yapma hevesinden vazgeçmeyen, masa başından son oyuna kadar kolektif aklı işleten Tiyatro Step; "iyi tiyatro"nun sadece büyük prodüksiyonlarla değil, inanç, uyum ve bir parça tebeşirle çizilmiş bir sınırın içinde de yapılabileceğinin kanıtıydı.
Eskişehir’den Ankara’ya taşınan bu enerjinin, daha uzun yıllar sahnelerde yankılanması dileğiyle...



