Aziz Nesin - Kıssadan Oyunlar - Tiyatro Tam - Aralık Sahne
- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur
Fuaye Ankara ekibi olarak, 14 Mart 2026 Cumartesi akşamı Aralık Sahne'deydik. Tiyatro Tam ekibinin sahneye taşıdığı, edebiyatımızın usta kalemi Aziz Nesin'in iki kısa metninden oluşan "Aziz Nesin - Kıssadan Oyunlar"ı izledik. Absürt ve toplumsal gerçekçi kara mizah şöleninin ardından ekiple oldukça keyifli ve derinlikli bir söyleşi gerçekleştirdik. Eserin felsefi derinliğini sahneye taşımadaki özenli işçilikleri, bizlerde büyük bir beğeni uyandırdı.

"“Bir İnsan Başı Üstüne Üç Sesli Üzünç” adlı birinci kısa oyun, hakkında yakalama ve ölüm emri çıkartılmış bir suçlu, onun peşindeki polis ve bir muhbir arasında geçiyor. Kaçamayan suçlu ve yakalayamayan polisin yüzleşmesi bir iç hesaplaşmaya dönüşürken, muhbirin de aralarına katılmasıyla durum çok daha katmanlı, içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Aynı olay/durum karşısında üç farklı bakış açısının sunulması yoluyla suç, ceza, vicdan kavramları üstüne algı oyunları oynanıyor."
Söyleşimizin ilk duraklarından biri, ekibin Aziz Nesin'in salt komedi yönünden ziyade o keskin "kara mizah" ve dramatik yapısını sahneye taşıma motivasyonuydu. “Bir İnsan Başı Üstüne Üç Sesli Üzünç” ve “Sen Gara Değilsin” adlı, uzamsal olarak farklı ama dilde ve dertte ortaklaşan bu iki metin; suç, ceza ve toplumların sahte kahramanlar yaratma biçimlerini sorguluyor. Ekibin, metinlerin orijinal dokusuna yüzde doksan dokuz oranında sadık kalması, yalnızca günümüz seyircisini asıl meseleden uzaklaştırabilecek aşırı cinsiyetçi ifadeleri karakterin travmatik yapısını bozmadan ufak revizyonlarla dengelemesi, yazarın kalemine duyulan saygının çok zarif bir göstergesiydi. Kahramanların adına dikilen heykellerin ardındaki gerçekliği sorgulatan oyun, bize yeni liderler dayatmak yerine "Sen ne düşünüyorsun?" sorusunu yönelterek seyirciyi aktif bir düşünme sürecine davet ediyor.
Oyunun görsel ve işitsel dünyası da metnin bu sorgulayıcı yapısını harika bir şekilde destekliyor. Kostümlerdeki sönümlenmiş renk paleti ve tüm karakterlerin üzerinde yer alan "karga pisliği" detayı, söyleşide en çok dikkat çeken metaforlardan biriydi. Ekip bu detayı, toplumsal yozlaşmanın ve ruhsal çöküşün herkese bulaşan, kimsenin arınamadığı o kirli yapısının bir simgesi olarak tasarlamış. Tiyatro Tam ekibinin kendi elleriyle ürettiği, sahnenin ortasında hem işlevsel hem de rüya/kabus atmosferini güçlendiren telli ve balonlu ağaç dekoru ise uzamsal boşluğu dolduran çok yaratıcı bir dokunuştu. Oyun sırasında balonların rastlantısal olarak patlaması bile o tekinsiz atmosfere doğal bir gerilim katıyordu.
Performanslar açısından en zorlayıcı noktalardan biri, üç oyuncunun ilk oyunu bitirdikten sonra yalnızca üç dakika içinde bambaşka karakterlere bürünüp sahneye dönmesiydi. Oyuncuların bu hızlı geçişleri sağlarken karakterlerini hatırlatıcı minik bedensel ve işitsel ipuçları (gestus) kullanmaları, mesai sonrası tiyatro yapan bu ekibin ne kadar profesyonel bir sahne disiplinine sahip olduğunu kanıtlıyor.
Gündüzleri farklı mesleklerde çalışan ama on üç yıldır tiyatroya duydukları tutkuyla "mesai sonrası tiyatro" geleneğini sürdüren Tiyatro Tam ekibiyle bir arada olmak bizim için her zaman çok özel. Tesadüftür ki Fuaye Ankara olarak ilk söyleşimizi 10 Eylül 2023'te yine onlarla gerçekleştirmiştik; yıllar sonra bu özenli ve başarılı işte yeniden buluşmak harika bir duygu oldu. İnsanın kendisine ve topluma karşı etki-tepkilerini mercek altına alan bu derinlikli eseri bizlerle buluşturdukları için Tiyatro Tam ekibine teşekkür ediyoruz. Dileriz "Kıssadan Oyunlar", Aziz Nesin'in o zamansız sorularını daha birçok seyircinin zihnine ekmeye devam eder. Ayrıca ev sahipliği için Aralık Sahne'ye de sonsuz teşekkürler.



