Eve Dönüşler - Karşı Atölye - Kült Sahne
- 8 dakika önce
- 2 dakikada okunur
Fuaye Ankara ekibi olarak, 4 Mart 2026 Çarşamba akşamı Kült Sahne'deydik. Karşı Atölye ekibinin sahneye taşıdığı "Eve Dönüşler" adlı oyunu izledik ve gösterimin hemen ardından ekiple uzunca bir fuaye söyleşisi gerçekleştirdik. Frederik Brattberg'in yazdığı, Ferdi Çetin'in dilimize kazandırdığı ve Fırat Aygün'ün yönettiği bu tek perdelik eser; kaybolan çocuklarının yasını tutan bir anne babanın, çocuğun defalarca ölüp geri dönmesiyle içine düştükleri trajikomik döngüyü anlatıyor. Ekibin sahnede yakaladığı kusursuz uyum ve metne getirdikleri yenilikçi bakış açısı, Fuaye Ankara olarak bizlerde büyük bir beğeni uyandırdı.

"Bir anne ve baba kaybolan çocuklarının yasını tutarken oyun açılır. Fakat hikâye çocuğun tekrar eve dönmesiyle tuhaf bir döngüye girer. Çocuk eve geri döner, ancak kısa süre sonra tekrar kaybolur. Bu kayıp ve geri dönüş döngüsü, oyunda defalarca tekrarlanır. Oyunun ironik ve acıklı tarafı, trajik unsurlarla komedi arasında gidip gelir."
Söyleşimizin ilk odak noktalarından biri, metnin sahnelenme biçimiydi. Bu metin, Karşı Atölye ekibi tarafından bilinçli bir reji tercihiyle grotesk ve absürt bir zemine çekilmiş. Oyuncular Nazan Yerli, Fatih Pazvantoğlu ve Baran Can Eraslan; zamanın, mekânın ve klasik aile yapısının belirsizleştiği bu metinde seyirciyi geleneksel izleme alışkanlıklarının dışına çıkaran, oldukça oyunsu bir dünya kuruyorlar. Yazar Brattberg’in de oyunu izlediğinde, kendi metnine dair yeni bir yorum ve öğreti sunmasından dolayı ekibi takdir ettiği bilgisi, sahnedeki rejinin ne kadar doğru ve cesur bir noktada durduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Seyircilerden gelen zihin açıcı sorular üzerine oyunun dramaturjik katmanlarına indikçe, metnin aslında psikolojik derinlikten ziyade "tipler" üzerinden ilerlediği vurgulandı. Anne ve baba, kendi güvenli alanlarında kalmayı ve geleneksel konforlarını korumayı temsil ederken; kaotik dış dünyadan gelen, sürekli ölüp dirilen çocuk Gustav ise yeniliği, değişimi ve umudu simgeliyor. Yönetmen Fırat Aygün'ün "umudun ölümü ve yok edilişi" üzerinden okumayı tercih ettiği hikâye, ebeveynlerin başlarda tuttukları yasın zamanla duyarsızlaşmaya, ardından da çocuğun varlığını kendi konforları (çocuğun odasını spor salonu yapma hayali gibi) için bir yüke ve tehdide dönüştürmesine evriliyor. Oyuncuların seyirciyi salt güldürmek için özel bir çaba sarf etmeden, durumun kendi absürtlüklerinden doğan o tekinsiz komediyi sahneye taşımaları, seyircide başarılı ve dozu çok iyi ayarlanmış bir yabancılaşma etkisi yaratıyor.
Oyunun temposu, ritmi ve seyirciyle kurduğu yakın mesafe ilişkisi de söyleşinin bir diğer önemli başlığıydı. Kült Sahne'nin seyirciyi oyun alanına dâhil eden o samimi yapısı, oyuncuların birbirleriyle yıllara dayanan tiyatro arkadaşlığının getirdiği o yumuşak ama enerjik akışla birleşince ortaya gerçekten özenli bir iş çıkmış. Didaktik bir mesaj verme kaygısı gütmeyen, aksine her izleyicinin kendi yaşamından, ebeveynlik pratiklerinden veya toplumsal düzenden farklı bir anlam çıkarabileceği bu çok katmanlı oyun, zihnimizde yepyeni ufuklar açtı.
Bize böylesine farklı ve nitelikli bir tiyatro deneyimi yaşattıkları için Karşı Atölye ekibine ve ev sahipliği için Kült Sahne'ye teşekkür ediyor; "Eve Dönüşler"in o tekinsiz ama bir o kadar da çekici döngüsüne tüm tiyatroseverlerin şahit olmasını diliyoruz.



