top of page

Gelişigüzel Sahneleme ve Seyirciye Verilen Değer | Mesele


TUTARLILIK BEKLENTİSİ


Nitelikli seyirciler, bir oyunu yalnızca “beğenmek/beğenmemek” üzerinden değil; parçaların birbiriyle kurduğu ilişki üzerinden okuyor. Sahnedeki seçimlerin bir mantığa bağlanması, oyunun dünyasının kendi içinde tutarlı görünmesi; izleme deneyiminin temel bileşenlerinden biri. Bu nedenle “tutarlılık” çoğu seyirci için estetik bir lüks değil, anlamın taşıyıcısı olarak gündeme geliyor.


DRAMATURJİ EKSİĞİ SAHNEDE NASIL BELLİ OLUYOR


Bazı işlerde “neden burada?” sorusu sıklaşabiliyor: Bir aksesuar, bir müzik, bir jest, bir replik vurgusu… Sanki son anda eklenmiş, gerekçesi sahnenin içine yerleşmemiş gibi. Dramaturji, tam da bu noktada önem kazanıyor: sahnedeki tüm araçların zaman içinde anlamlı bir bütünlük üretmesi meselesi. Bütünlük zayıfladığında, sahnede rastlantısallık hissi daha belirgin hale geliyor.


“GÜZEL OLDU KOYALIM” DÜRTÜSÜNÜN SEYİRCİDEKİ KARŞILIĞI


Üretim sürecinin aceleye geldiği, metnin ve niyetin yeterince süzülmediği durumlarda; reji kararları “gösterişli ama boş” bir katmana dönüşebiliyor. Seyirci, sahnede bir şeylerin olduğunu görür; fakat bu olanın oyunun ana fikrine hizmet edip etmediği muğlak kalır. İç tutarlılık kaybı, çoğu zaman “etraflıca değerlendirilmemiş dramaturji” tartışmasını yeniden gündeme taşır.


NİTELİKLİ SEYİRCİ NEYİ YAKALIYOR


Sık izleyen, farklı sahneleme dilleriyle teması olan nitelikli seyirciler; kararların “yerine oturup oturmadığını” daha hızlı sezebiliyor. Burada mesele “üstünlük” değil; maruziyet ve hafıza. Sahne dilindeki tekrarları, gerekçesiz biçim oyunlarını, metinle ilişkisi kurulamayan tercihleri daha kolay ayırt eder. Dramaturji, izleyiciyle kurulan ilişkinin dönüşümüyle birlikte zaten daha kritik bir başlık haline gelir.


SEYİRCİDE OLUŞAN DUYGU: “BANA ÖZEN GÖSTERİLMİYOR MU?”


Gelişigüzel görünen sahneleme, seyircide çoğu zaman şu duyguyu büyütür: “Bu iş yeterince çalışılmamış.” Bu duygu, oyunu eleştirmekten önce ilişkiyi zedeler; çünkü nitelikli seyirci, sahnede kendisine ayrılan özen payını da okur. Dramaturjik tutarlılık, seyircinin güvenini taşıyan bir çerçeve gibi çalışır; çerçeve zayıfladığında, karşılaşmanın niteliği de yara alır.


ÇIKIŞ: GEREKÇE, SÜREÇ, BÜTÜNLÜK


Bu mesele “daha süslü reji” ihtiyacı değil; daha gerekçeli üretim ihtiyacı. Metnin ve niyetin açıkça çalışılması, kararların birbirini taşıması, sahne araçlarının aynı dünya içinde konuşması… Dramaturjinin sahne pratiğiyle teori arasında kurduğu köprü, tam da bu bütünlüğe hizmet eder. Seyirciye saygı, çoğu zaman gösterişte değil; tutarlılıkta, çalışılmışlıkta, yerli yerinde seçimlerde görünür.

 
 
  • Instagram
  • Whatsapp
  • X
bottom of page